Sevgililerin buluşmasının ve hatta konuşmasının bile büyük bir hayal olduğu zamanlara kadar gitmeyeceğiz. Ancak bundan 5–10 yıl önce bile her şey çok daha farklıydı. Okulda, işte ya da mahallenizde birini görür ve beğenirdiniz. O andan sonra işe ya da okula gitmek için bir sebebiniz daha olurdu. Kendinize daha çok dikkat eder, köşedeki bakkala giderken bile eşofmanlar yerine güzel kıyafetler giymeye çalışırdınız. Elbette bunu ailenize ve etraftakilere belli etmeden yapabilmek de büyük bir meziyet sayılırdı.
Birkaç zaman birbirinizle gözlerle anlaşıp ardından ikinci aşamaya geçerdiniz. Bir şekilde arkadaş ortamı yaratılır ve isimler öğrenilirdi. Bunu takiben telefon numarası ya da e-mail adresi alınmaya çalışılırdı. Tabii bunun için uzun ve sabırlı bir dönem gerekirdi. Kızlar erkeklerden bu gibi taleplerde bulunmaz, erkekler de reddedilmemek için bu bilgileri gidip kendisinden öğrenmektense kızın arkadaşlarından alma yolunu seçerdi.
Bir süre sonra arkadaşlık adı altında sosyal ağ sitelerinde konuşulur, arkadaşlarla birlikte buluşulur ve yeterince çaba harcandığı hissedildiğinde “çıkmaya” başlanırdı.
Bu süreç öyle yavaş işlerdi ki o an beklemekten sıkılırdınız. Ancak ileride dönüp baktığınızda ne kadar güzel çabalarmış der ve o ilişkiyi sahiplenirdiniz. Çünkü uğraşlarınız sayesinde o ilişkiyi hak ettiğinize inanırdınız…
Ve insanoğlu teknolojiyi yarattı… Artık herkesin bir telefonu, birkaç e-mail adresi ve Facebook, Twitter gibi sosyal ağ hesapları var. Artık gördüğünüz birinin ismini Google’da arayıp birkaç saniye içerisinde lise numarasına kadar her türlü kişisel bilgisine ulaşabiliyorsunuz.
Ardından arkadaşınız olarak ekliyorsunuz. Gerçek dünyada bir selam vermek için günler geçeceğine, bu sayede kısacık bir sürede hatta bazen 5 dakika içerisinde sohbet etmeye başlıyorsunuz. Hem de üstünüze başınıza dikkat edip kendinize bakmanıza gerek yok. Karşınızdaki sizin pijamalarla yatakta uzandığınızı bilmiyor. Sizi muhtemelen fotoğrafınızdaki halinizle hayal ederek konuşuyor.
Kaynak: 28.01.2011 tarihli Milliyet Gazetesi
Yazının Tamamı İçin Tıklayın